Reklam





Haberler:

Gönderen Konu: Kurtuluş Savası Hikayeleri  (Okunma sayısı 1376 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı  sincapmurat 

  • O'Neil Brothers
  • İleti: 48
  • Kayıt: 03/02/2007
Kurtuluş Savası Hikayeleri
« : 08 Mart 2007 ; 13:49:50 »
 :S :S :-[Arkadaşlar bana hemen kurtuluş savaşı hikayeleri lazım 4 yada 5 tane (ACIL OLSUN ÇUNKU DÖNEM ÖDEVİ HİÇ BİYERDE BULAMADIM )
Ahaha onların şeyleri yerine klavyeleri var.. :D


Zuhahah :D :D


Reklamlar

Tüm oyun fırsatları için tıklayın !

  Reklamlar


Çevrimdışı  Slaghterboy 

  • The Lost Brotherhood
  • **
  • İleti: 1368
  • Kayıt: 11/09/2006
Ynt: Kurtuluş Savası Hikayeleri
« Yanıtla #1 : 08 Mart 2007 ; 13:56:17 »
Kahramanlar tarihin her çağında saygı görmüş; her zaman her yerde kahramanlar yetişmiştir. Kahramanlık insan erdemlerinin en yücesidir. Milletlerin de kahramanları sayısınca itibar kazandığı ve dayanıklı olduğu bilinen gerçeklerdendir.

Fakat sadece “kahraman” olmakla “milli kahraman” olmak arasında fark vardır. “Milli kahraman”, tesirini daha büyük çapta gösteren, gelecek yüzyıllara da kumanda eden, unutulmaz izler bırakan kimsedir. Milli kahramanlar, milletlerin hayatına yön verir.

Milli kahraman olmak için yüksek makamda bulunmaya lüzum yoktur. Mesela 30 yıldan beni Amerikalılar’a ve Filipinliler’e teslim olmadan tek başına Lübang adasında yaşayan ve bugün 51 yaşında bulunan Japon Teğmeni Onoda da bir milli kahramandır. Onun, vaktiyle almış olduğu buyruğa uyarak direnmesinin gerçi Japon savunmasına hiçbir yararı dokunmamışsa da, temsil ettiği kahramanlık ruhu ile Japon milletine şeref ve gurur vermiş, tarihe ebedi bir kahraman olarak geçmiştir. Milli kahramanlar bir millete hız veren enerji kaynaklarıdır. Onlar olmadan büyük bilgin, dahi şair veya filozof yetiştirmenin değeri ve manası kalmaz. Hindistan, filozoflar ve şairler yetiştiren, fakat milli kahraman çıkarmayan ülkelerin nasıl yaşadıklarına iyi bir örnektir.

Fakat şunu da unutmamalı ki milli kahraman yetiştirdiği takdirde halde onları unutan bir millet, hayvan sürüsünden biraz farklı bir yığındır. Ergeç başkaları tarafından güdülmeye mahkumdur.

Milli kahramanları unutmak nasıl bir felaketse sahte milli kahramanları uydurmak da o kadar vahim bir rezalettir. Bu, hırsızlığı zeka, dolandırıcılığı deha saymakla eşit bir faziletsizliktir.

Kendi eski tarihimizden örnek vermek gerekirse milattan önceki üçüncü yüzyılda, atını ve evdeşini verdiği halde vatan parçasını düşmana vermeyen ve Türk milletini yaratan Tanrıkut Mete’yi milli kahraman tipi olarak gösterebiliriz. O, yenmiş bir milli kahramandı.

Yenilmiş milli kahraman tipi ise Kür Şad’dır. O delice kahramanlık olmasaydı Türkler Çin’de erimiş ve Türk devletine hakim olan zayıf Sırtaduşlar Çin’le başa çıkamayacağı için Türk milleti bugün yeryüzünden silinmiş olacaktı. Hepsi ölen 41 kişinin koca bir imparatorluğa dehşet salması onların nasıl milli kahramanlar olduklarının senedidir. O yenilmiş ve öldürülmüş milli kahramanlar daha sonraki zaferlerin ve bütün milli hayatın yaratıcıları olmuştur. Çünkü milli kahraman olmak için inanmak ve ölümü göze almak şarttır

Yeni tarihimize gelince, bunun yalnız Kurtuluş Savaşı devresini alarak hangi milli kahramanları yetiştirdiğini düşünürsek vereceğimiz hüküm hiç tereddütsüz şu olacaktır. Kurtuluş Savaşı’nın iki milli kahramanı, en karanlık günlerde bile bu işin başarılacağına inanan Kazım Karabekir ve Mustafa Kemal Paşa’lardır. Biri iyi silahlı Ermeni ordusunu onun yarısı kadar bir kuvvetle bozguna uğratarak, öteki bir destan savaşı olan Sakarya’yı ve imha savaşının en güzel örneği Dumlupınar’ı kazanarak bu payeyi almışlardır. Bu savaşların Türk ve cihan hayatındaki tesirleri hala devam etmektedir.

Kurtuluş Savaşı’nın birçok kahramanı daha vardır. Fakat başta ünlü asker Mareşal Fevzi Çakmak olduğu halde bunların hiçbiri milli kahraman olacak ayarda değildir.

Gerçekler balçıkla sıvanamaz. Hiçbir değeri olmayanları bugün milli kahraman ilan etseler bile yarın onlar o mevkiden indirilir.

Stalin’in cesedi de aynı sebeplerle Lenin’in yanından alınarak yok edildi.


Çevrimdışı  sincapmurat 

  • O'Neil Brothers
  • İleti: 48
  • Kayıt: 03/02/2007
Ynt: Kurtuluş Savası Hikayeleri
« Yanıtla #2 : 08 Mart 2007 ; 14:32:29 »
Ya bana hikaye lazım kardeş
Ahaha onların şeyleri yerine klavyeleri var.. :D


Zuhahah :D :D

Çevrimdışı  sincapmurat 

  • O'Neil Brothers
  • İleti: 48
  • Kayıt: 03/02/2007
Ynt: Kurtuluş Savası Hikayeleri
« Yanıtla #3 : 08 Mart 2007 ; 17:44:18 »
KİMSE YOKMU YAVVVVVVVVVVVVV
Ahaha onların şeyleri yerine klavyeleri var.. :D


Zuhahah :D :D

Çevrimdışı  sincapmurat 

  • O'Neil Brothers
  • İleti: 48
  • Kayıt: 03/02/2007
Ynt: Kurtuluş Savası Hikayeleri
« Yanıtla #4 : 09 Mart 2007 ; 17:00:52 »
YAV HADİ BE FORUMCULAR BI HİKAYE KURTULUŞ SAVAŞI İLE İLGİLİ HADİ YA BİRSÜRÜ KİŞİ VAR BİR BURAYA BAKSIN NEOLUR OFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFFF
Ahaha onların şeyleri yerine klavyeleri var.. :D


Zuhahah :D :D